16 Aralık 2008 Salı

S. E. Finer ... Yüksek Lisans Tezimden kalan bir heves...


Elimde, uzun zamanden beri okumayı istediğim ama bir türlü sırasını bulamayan bir makale var: Samuel Edward Finer, "The Problems of the Liberal Democratic State: An Historical Overview", Government and Opposition, Vol. 25 Issue 3 (July 1990), pp.334-358.

22 Eylül 1915'te İngiltere'de doğan Finer, önemli bir tarihçi; belki daha doğru bir deyimle "devlet ve uygarlıklar tarihçisi". En önemli yapıtı, 1982 yılında yazmaya başladığı ve yaşama gözlerini yumduğu 1993 yılında, henüz yazmayı plânladığı 36 bölümden ancak 34'ünü tamamlamış olduğu "The History of Government from the Earliest Times" adlı üç ciltlik eseri.

Düşüncelerindeki netlik ve ifadesindeki kesinliğe ek olarak; Çin uygarlığının dini özelliklerinden Feodal Avrupa'nın dinamiklerine; İslam Ülkeleri'nin yönetim geleneklerinden Hint tarihine kadar pek çok uygarlık hakkındaki etkileyici bilgi birikimi, yazdığı her şeyi okumayı büyük bir serüven haline getiriyor. Kendisini hiç görmemiş ve konuşmasını duymamış olsam da, kelimelerindeki üslup, bana nedense hep İlber Ortaylı'nın "ağır ağır akan" ama bıraksanız sanki yüzlerce yıl durmadan akacakmış hissini uyandıran enginliğini hatırlatıyor. İşte şimdi aşağıda, okuduğum bu son makalesinde ilgimi çeken bir kaç satırı paylaşmak istiyorum. Kuşkusuz, bu tespitlerin tamamının doğruluğundan emin değilim; ama Finer'ın konulara yaklaşımı, kesinlikle bilimsel merakı ve hatta karşı çıkma hislerini kıştırtan cinsten. Bence asıl önemli olan da bu...

* Yazar, Avrupa'da Ortaçağ sonlarında yeni yeni oluşmaya başlayan merkezi devletlerin, Kilise tarafından youmlanan ilahi hukuk, özel mülkiyet başta olmak üzere pek çok alana dokunulmazlık tanıyan doğal hukuk ve çok çeşitli gelenekler tarafından "sınırlanmış" olduğunu belirtiyor. Bu, zaten bilinen bir yorum biçimi. Ama bu devlet biçimini Osmanlı Devleti ile karşılaştırıken kullandığı üslup ilginç: Diyor ki; "Batı'daki hükümdar (her alanda) 'sınırlı' idi. Buna karşılık Osmanlı Hükümdarı 'iki parçalı bir yapı' karşısında bulunuyordu. Aile meseleleri, dini sorunlar ve miras gibi meselelerin bulunduğu 'parça'ya müdahale edemiyordu ama, 'diğer parça'ya yani kamu hayatına geçildiğinde, otoritesi mutlak bir nitelik kazanıyordu". Yani, Batı'da hükümdarlar hemen her alana yayılan bir 'sınırlılık' ile karşı karşıyayken, Osmanlı'da söz konusu olan şey bir 'sınırlılık' değil, bir 'kamu alanı - özel alan bölünmüşlüğü' idi. Ve kamu alanına geçildiğinde, ortada herhangi bir sınırlılık falan kalmıyordu! (ss.336-339) ...

Batı'daki "niteliksel sınırlılık" karşısında, Osmanlı'daki "alansal bölünmüşlük"... Acaba biraz fazla mı şematik? Yoksa tarihsel bir soyutlamanın zorunlu kıldığı bir sembolleştirme mi var?

* "Bir toplumsal sistem; 1-Toplumsal yapı, 2-Siyasi yapı ve 3-Hâkim inanç sistemi birbiriyle örtüştüğü anda istikrar kazanır. Osmanlı'da bu koşullar 14. yüzyılda, Çin'de 15. yüzyılda kesin olarak sağlanmıştı. Avrupa da ise tam bu yıllarda hâkim inanç sistemi (Kilise - Katolik inanç) büyük bir saldırı altındaydı (Rönesans ve Reform). Bu durum, Doğu Uygarlıklarını büyük bir "uyku"ya yatırırken, Avrupa'da yeni bir sistemin temellerinin atılmasına yol açtı". (s. 341-342) ...

Eğer bu yorum doğruya, şimdi yeniden istikrar kazanmış görünen Batı Uygarlığını "uykuda" ve toplumsal ve siyasal yapıları sürekli sarsıntılar içinde kıvranan Doğu'yu (ve özellikle de Orta Doğu'yu) büyük bir sıçramanın eşiğinde mi göreceğiz bu durumda?! Galiba günümüz gerçekliğine uyarlanması zor bir yorum biçimi. Veya bu sefer de ben biraz "şematik" kalıyorum, bu yorumlama denememde...

* Din - Dil ikilisinin, modern devletin oluşumundaki etkilerinin anlatıldığı bölümlere özellikle dikkat edilmeli bence.. (ss. 345-346) Bu kısım, 350. sayfanın ilk iki paragrafında, erken dönem milliyetçi ideolojinin liberalizmle nasıl ve neden uyuştuğunun çok şık bir biçimde anlatıldığı kısımla birlikte değerlendirilirse, daha da nefis olur!

(...)

Makaleyi ilginç bulanlar için, çok değerli iki atıf daha:

* Samuel Edward Finer, "Perspectives in the World History of Government - a Prolegomenon", Government and Opposition, Vol 18 (1983) pp. 3-22. (Yukarıda değindiğim 3 ciltlik "Magnum Opus"unun çekirdeğini oluşturan makaledir bu), ve

* Samuel Edward Finer, "Notes Towards a History of Constitutions", Constitutions in Democratic Politics (Ed. Vernon Bogdanor), Gover 1988, pp. 17-32.

(Governmet and Opposition Dergisi, Ankara'da Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kütüphanesi'nde ve Bilkent Üniversitesi Merkez Kütüphane'de bulunabilir. Aynı zamanda, Ankara Üniversitesi'nin e-kütüphanesinden de dergiye dijital ortamda ulaşılabilir. Son atıfta geçen kitap içinse, malesef sadece "iyi şanslar" demekle yetiniyorum!.. :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder